Anne “Tümra” ne demek?

(Halil Emrah Macit) Edgar Alan Poe’nun İthaki Yayınları tarafından 2002 yılında Dost Körpe tercümesiyle yayına hazırlanan tek ciltlik “Bütün Hikayeleri” adlı kitabında Charles Baudelaire’in bir önsözü var; “Bu kitabı, düşlerin tek gerçeklik olduğuna inananlara adıyorum!”

Sırlarla, manâlarla dolu rüyalar ve düşler alemi yeryüzünde yaşamış tüm dahilerin ilgisini çekmiş ve araştırmalarına da konu olmuştur. Kimi gördüğü rüyaları gün ve gün not etmiş, kimi ise rüyalarda aslında neyi gördüğünü merak edip durmuştur.

Her analistin bir rüya tanımı vardır. Benim rüya tanımım da şudur; -rüyalar, para kasalarından çıktısını aldığımız gün sonu işlemi olan “Z Raporu” gibidir. ‘5N 1K’ sorularına cevaplar aranacaksa kesinlikle rüyalarda aranmalıdır. Rüyalardaki simgelerin yaşadığımız topraklarda aslında ne anlama geldiği iyice kavranmalı ve rüyada bize aksettirilen görüntünün neyi muştuladığı mutlaka anlaşılmalıdır. Jung gibi rüya kitabı yazanlar da olmuştur muhakkak lakin her coğrafyada bu manâların karşılıkları değişir. O yüzden yerli Jung’ların tefsirine muhtacız.

Rüyalar ciddiye alınmalı mıdır? Kesinlikle alınmalıdır fakat bunun manâ aleminde kalması şartıyla. Yani, rüyasında bir aslanın bir ağaca çıktığını gören kişi yarın cumhurbaşkanı olacak diye bir şey söz konusu değil. Ama kendi halkına liderlik edebilecek düzeyde gönlü refaha ve selamete erişmiş demektir. Bu istikamet üzere şaşırmadan yoluna devam ederse rüya yolu ile kendisine aksettirilen anlamlara vakıf olacak, kapılar açılacak ve yolunu bulacaktır diye inşirah diliyoruz.

Asker değilim. Devlet memuru da değilim. Ama tüm rütbelerimi rüyalardan edindim. Her an yanı başımda bana rehberlik eden bir üstat olmadı; istikameti çoğu zaman rüyalardaki manâlardan edindim. Demem o ki rüyalardan daha meşru bir kazanım yoktur. Gerçek hayatın geçici nesneleri, ilişkileri ve formaliteleri sizi asli yolunuzdan yani kadir-i mutlak olana erişme ülkünüzden alıkoymasın. 

“Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi. Olmaya devlet cihânda bir nefes sıhhat gibi. / Saltanat didükleri ancak cihân gavgasıdur. Olmaya baht ü saâdet dünyede vahdet gibi. / Ko bu ayş ü işreti çünkim fenâdur âkıbet. Yâr-ı bâkî ister isen olmaya tâat gibi. / Olsa kumlar sağışınca ömrüne hadd ü aded. Gelmeye bu şîşe-i çerh içre bir saât gibi. / Ger huzûr etmek dilersen ey Muhibbî fâriğ ol. Olmaya vahdet cihânda kûşe-i uzlet gibi.”

Rüyalarda sadece simgeler ve semboller yer almaz. Aynı zamanda gören için, duyan için adlar ve esmalar da yer alır. Ben bugün rüyamda “Tümra” esmasını zikrettim. Acaba “Tümra” ne demek?

Politik Psikoloji Günlüğü