Diplomatik görüşmelerde kritik bir ayrıntı: ‘Kravatın rengi’

Renkler bireyler üzerinde psikolojik etki yaparak anlam üretmede, anlamın algılanmasında ve bilinçaltını etkilemede önemli rol oynamaktadır. Ayrıca toplumlar da geçmişten günümüze renklere çeşitli toplumsal ve sembolik anlamlar yükleyerek düşünce ve ideolojilerinin ifade biçimini oluşturmuşlardır. Farklı kültürler, zaman içerisinde kendilerine farklı renk semboller yaratmışlardır. Örneğin, Amerika’da yaşayan Kızılderililer için siyah cehennemi ve ölümü, beyaz ise barış ve mutluluğu temsil eder. Siyah Batı’da yas ve matemi anlatırken Japonya’da mutluluğu temsil eder.

Almanya’da 3. Reich yönetimi sırasında, homoseksüeller mora yakın renkte bir işaretle damgalanıyordu. Fransa’daki homoseksüeller ve travestiler ise kendilerini “les violets” (morlar) olarak nitelendirmişlerdi.

Asya’da Hindular arasında ise kırmızı ve sarı kutsal renkler olarak rahipler tarafından tercih edilirken mavi sevilmeyen renk olarak algılanmıştır. Katolik rahipleri siyah giyerken Tibet lamaları safran sarısını tercih etmişlerdir. Ortaçağ giysilerinde mor rengi seçen başpiskoposlar, hiyerarşik olarak yükseldiklerinde cüppelerindeki mor tonlar ve beneklerin sayısı da artmakta idi. Psikoposlar leylak rengi giyinirken, erguvan giysili kardinaller, ayrıca mor ametist taşı olan bir yüzük takıyorlardı. Katolik inancına göre eflatun, büyük perhiz sırasında ve Noel’de, doğru yola dönüş, tövbe ve pişmanlığı simgelemiştir.

İslam kültüründe de yeşil renk, üstün bir nitelik kazanmıştır. İslamiyet’te yeşil rengin önemi, göçebe bir hayat sürmeleri ve doğanın yeşermesinin hayvan sürülerini otlağa çıkarma zamanı olarak kendileri için yaşamsal bir önem taşımasından kaynaklanır. Ayrıca günümüzde yeşil renk doğayı simgeleyen çevreci bir renk olarak da algılanmaktadır.

Gökyüzü açık mavi renk ile simgeleştirilirken, mavi ve yeşil de güneşin doğduğu kutsal yönün (cennetin) simgesi olmuştur. Kırmızı, sarı ve siyah erkeksi renkler olurken beyaz, mavi ve yeşil dişi renkler olarak algılanır.

Buna göre, diplomatik ikili görüşmelerde liderlerin ne giyecekleri de önceden planlanarak ve görüşmenin yapılacağı kişinin kültüründe renklerin anlamları araştırılarak renkler, karşı tarafa göre özenle seçilir. Gerek takım elbise içine giyilen kravatın rengiyle karşı tarafa verilen mesaj gerekse kıyafetin renginin karşı tarafta yarattığı etki, görüşmeleri etkileyen önemli bir diplomatik ayrıntıdır.

Çok ciddi bir toplantıda fazla çoşkun, ciyak ve neşeli bir renk karşı tarafta ciddiyetsizlik algısına neden olup motivasyonunu bozabilirken çok motivasyon dolu bir toplantıda aşırı matem havası yaratacak bir renk toplantının karamsar bir havada geçmesine neden olabilir. Bu yüzden renklerinin diline hakim olmak ve buna göre renk seçimlerinde bulunmak kritik ve diplomatik görüşmelerde önem arz ediyor.

Zeynep Mennan’ın Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi’ndeki “Günlerin Köpüğünde renkler ve çağrıştırdıkları” adlı makalesi bu konuda önemli bilgiler içeriyor. Makaleye ulaşmak için tıklayınız…

Ali Çağlayan Taybaş – Halil Emrah Macit
Yararlanılan kaynak: ‘Grafik Tasarım ve Reklam’, Prof. Dr. Ulufer Teker. Yorum Sanat Yayınevi, 4. Basım

Politik Psikoloji Günlüğü