Karar Destek Mekanizması ve Sosyal Medya Editörleri

Bir kediden kaçmak için bahçedeki ağaca tırmanıp saklanan sincap, karar vermek için oturup düşünmez ve akıl yürütmez. Kediyi görür, vücudu irkilir, koşmaya başlar ve uzun bir süre tedirginlik yaşar. Ama insan için karar vermek, birçok çevresel faktör ve “dış uyaranlar”, “somatik işaretleyiciler” eliyle gerçekleşir.

Evrim, birçok türün beyninde “hayatta kalmaya yönelik” olarak karar verme ve/veya karar destek mekanizmaları meydana getirmiştir. Dolayısıyla “çevresel” olasılıklar arttıkça ve “yeni karar stratejileri” geliştikçe, bu tür yeni stratejileri desteklemek için gereken “beyin yapılarıyla” işlevsel bağlantıları kurmak ekonomik açıdan akıllıca olacaktır.

Kişisel ve sosyal tepkileri yönlendirmek için “somatik” işaretleyiciler ve yol göstericiler geliştirmekle görevli olan bir sistemin, “başka” karar verme süreçlerine de yardımcı olmaya ve “kolaylaştırma” görevlerine çağrılması akla yatkındır.

Kimlerle arkadaş olacağınıza karar vermenize yardım edecek olan bu sistem, aynı zamanda bodrum katını su basmayacak bir ev tasarlamanıza da yardımcı olabilir. Tüm bu süreçler bir “his” olarak algılanacağı için; doğal olarak, bunun sadece bir “his” olarak algılanarak çalışmasına da gerek kalmayabilir.

Fakat; dikkat mekanizmaları biçiminde, bazı unsurları vurgulayarak ötekilerin önüne çıkarmak ve kişisel ya da sosyal olmayan alanlarda karar verme ve planlama için gereken “git”, “dur” ve “dön” sinyallerini kontrol etmek üzere “gizlice” çalışacaktır.

Tüm bu süreç, Antonio R. Damasio’nun aktarımıyla, Tim Shallice’in karar verme mekanizması için önerdiği genel “somatik” işaretleyici; “araç”/”trafik”/”levha” türünden bir durumu bizlere anımsatıyor.

“Somatik” ve “Otonom Sinir Sistemi” Üzerine Notlar

Vücudumuzun Otonom Sistemi’nin stres durumlarında verdiği tepkiler; “Sempatik Sistem” ile ‘Parasempatik Sistem’in birbirleri üzerindeki üstünlüğü ile alakalıdır. Yapılan araştırmalar bireylerin “travmatik” deneyimden önce yaşamış oldukları bir takım olayların da “ağır stres tepkileri” göstermelerinde risk faktörleri oluşturabileceğini ortaya çıkartmışlardır. Bunun nedeni, halihazırda yaşanan “travmatik olayın” geçmişte yaşanmış olan olayların anılarını ve daha sonra neden oldukları tepkileri yeniden alevlendirmeleridir. Dolayısıyla ağır stres tepkisi gösteren, örneğin şiddet uygulayan birinin geçmişinde mutlaka bir “seçilmiş travma” (Vamık Volkan’ın tabiriyle) aranır. Ve kişi suç sayılan bir eylem esnasında “Sempatik Sistem” tablosunun etkisindedir.

Sempatik sinir sistemi “tehlike” algılandığı anda devreye girer. Bedenin tehlikeli durumdan kaçmaya veya tehlikeyle savaşmaya hazırlanması için “gerekli değişikliklerin” meydana gelmesini sağlar. Aktivitesi, kalp atışlarında ve nefes alıp vermede hızlanma, terleme, sindirim sisteminde hareketlenme, kaslarda gerginlik, yorgunluk, uykuya dalmada güçlükler, vücudun değişik yerlerinde ağrı ve acı, iştahta değişiklikler, mide bulantısı ve cinsel dürtülerde değişiklikler olarak hissedilir. Tehlike ortadan kalktıktan sonra ise parasempatik sinir sistemi devreye girer; sempatik sistemin vücutta ortaya çıkardığı değişikliklerin geri dönüşümünü, beden aktivitelerinin normale dönmesini sağlar.

Sosyal medya editörlerinin de Karar Destek Mekanizmaları’nın etkin bir birimi gibi; kişisel ve sosyal tepkileri yönlendirmek için “somatik” işaretleyiciler ve yol göstericiler geliştirmekle görevli olan bir sistem olarak mevcut tabloya uygun olarak faaliyet göstermesi hem kullanıcılar hem de kurumlar için oldukça işlevsel ve ekonomik olacaktır.

Politik Psikoloji Günlüğü