PSİKO TV

 

Yayın akışı

Bu hafta: ‘Doll Face / Bebek Surat’ (Kısa animasyon, 04:13 dakika)


Prof. Dr. E. Tory Higgins’in geliştirdiği ‘Benlik Uyuşmazlığı Kuramı’na göre; bizler üç tür benlik şemasına sahibizdir. Bunlar;

1.
Gerçek benlik (-Şimdiki halimiz),
2. İdeal Benlik (-Olmak istediğimiz şey),
3. Olması gereken benlik (-Ne olmamız gerektiğine dair düşüncemiz).

İdeal benlik, bizim ulaşmak için didindiğimiz yüksek hedeflerle ilgilidir. Olması gereken benlik ise ulaşmaya çalıştığımız hedefleri düzenleyen bir bakıma yeniden bu konu üstüne düşünmemizi sağlayan benliktir. Gerçek benliğimiz ile ideal benliğimiz arasındaki farklılığın fazla olması ve gerçek benliğimiz ile ideal benliğimizin birbirini tutmaması hayal kırıklığı, doyumsuzluk ve üzüntü doğurur. Olması gereken benlik ise bizi istediğimiz gibi düzenleyemezse yani olması gereken benlik başarısız olursa kişide kaygı, tehdit ve korku gibi duygular oluşur.

Prof. Dr. E. Tory Higgins bunlara ek olarak Benlik Uyuşmazlığı Kuramı’nda kendini düzenleme yani ‘Düzenleyici Odak Kuramı’na da kapı aralamıştır. Buna göre insanlar, farklı türden hedefleri gözetmekle ilgili olarak iki ayrı kendini düzenleme sistemine sahiptir;

1. Yükselme Sistemi:
Kişinin özlem, arzu ve ideallerine ulaşmasıyla ilgilidir. Bu sistem olumlu olayların varlığı ya da yokluğuna karşı duyarlılık üretir. Yükselmeye odaklanan kişiler hedeflerine ulaşmak için stratejik yaklaşma araçlarını benimser. Örneğin, yükselmeye odaklanan öğrenciler notlarını yükseltmenin yollarını arar, kendilerine yeni zorluklar bulur ve problemleri aşılması gereken ilginç engeller olarak görürler.

2. Önleyici Sistem: Kişinin ödev ve yükümlülüklerinin yerine getirilmesiyle ilgilidir. Bu sistem olumsuz olayların varlığı ya da yokluğuna karşı duyarlılık üretir. Önlemeye odaklanmış insanlar hedeflerine ulaşmak için stratejik kaçınma araçlarını kullanırlar. Örneğin, önleme odaklı öğrenciler yeni durumlardan ya da yeni insanlardan kaçınır ve mümkün olan en yüksek dereceyi elde etmektense geçer not almakla yetinir.

Psiko TV’de bu hafta; Bebek Surat.
Tatmin edici bir yüz arayışındaki bir makine, televizyondaki görüntüleri taklit eder. Fakat yanıltıcı güdülerin, itkilerin ve arzuların neden olduğu geri döndürmesi zor durumlar olumsuz sonuçlara kapı aralar. Özellikle teknolojik gelişmelere bağlı olarak hassaslaşan kırılgan benliklerin ve kimliklerin merkeze alındığı “Bebek Surat” (Doll Face) çarpıcı üslubuyla bizleri kendimiz üzerine düşünmeye davet ediyor.

İyi seyirler…