Reddedilmek beyne zarar veriyor!

(Ali Çağlayan Taybaş) Birisi tarafından reddedilmek kuşkusuz üzücüdür özellikle ruh sağlımıza zarar verir. Reddedilmenin duygularımız, düşüncelerimiz ve davranışlarımız üzerinde çeşitli etkileri mevcuttur. Bu yazımızda bu etkileri ve reddedilmeyle ilgili belki bilinmeyen gerçekleri konuşacağız.

Reddedilmek beyinde fiziksel acı olarak algılanabilir. Yapılan araştırmalarda reddedilme duygusu yaşayan katılımcıların beyinlerinin fonksiyonel manyetik rezonans taramaları yapıldığında sadece reddedilen kişilerin fiziksel acı yaşadıklarında etkinleşen beyin bölgelerinin de etkinleştiği saptanmıştır. Beyinlerimiz aslında reddedilme ve fiziksel acıya benzer şekilde tepki veriyor.

Ağrı Kesici Duygusal Acıları da Dindiriyor

Tylenol adlı ilacı kullanmayanımız yoktur herhalde. Her zaman bir köşede duran, nezle olunduğunda ilk başvurduğumuz ilaçtır. Tylenol’un bilmediğiniz bir başka yararı duygusal acıların ortaya çıkmasını engelleme özelliğidir. Araştırmacılar katılımcılara reddedildikleri bir tecrübelerini hatırlamalarını istemeden önce katılımcıların bir kısmına Tylenol veriyor diğerine plasebo etkisi yaratacak hap şeklinde şeker veriyor. Tylenol alan kişiler şeker alan kişilere göre daha az duygusal acı yaşıyorlar. Ancak yine de sevgilinizden ayrılınca Tylenol almayın, daha güzel yöntemler var.

Reddedilmenin evrimsel süreçte bize çok önemli yararları da olduğunu itiraf etmemiz gerekir. Avcılıkla geçindiğimiz günlerde, kabileden dışlanmak, reddedilmek ölüm cezasına eş değerdi. İnsanların yalnız başlarına uzun süre yaşamaları mümkün değildi. Evrimsel psikologlar dışlanma riskiyle karşı karşıya kaldığında beynin bizi alarma geçirmesi için bir uyarı sistemi geliştirdiklerini düşünüyorlar. Dışlanma tehlikesi belirdiğinde beyin hemen topluma göre hareket ederek davranışlarını değiştirip uyum sağlayabilmeli.

Reddedilmek Aidiyet İhtiyacımızı Bozuyor

Duygusal acıları fiziksel acılardan daha güçlü hatırlarız. Örneğin iki durumu karşılaştıralım. 1 ay önce yanlışlıkla parmağınızı kestiniz ve aynı gün sevgilinizden ayrıldınız. Ayrıldığınız zamanki duygusal acıyı parmağımızın kesilmesinden daha iyi hatırlar ve tekrar tecrübe ederiz.

Reddedilme bizim bir şeye aidiyet ihitiyacımız bozuyor. Neden futbol takımı tutarız, okulda sosyal gruplarımız olur hiç düşündünüz mü? Cevap insanın kendini bir gruba ait olma yalnız olmama ihtiyacında yatar. Reddedilme dışlanma durumlarında ise bu ihtiyacımız bozulur ve kendimizi yalnız hissederek mutluluğumuz baltalanabilir. Mezunlar gününde eski arkadaşlarınızla bir araya gelmek size aidiyet hissini tekrar yaşattığından bu özel günler çok sevilir.

Reddedilmek Agresifliği ve Öfkeyi Tetikliyor

2001 yılında Amerika’da yapılan bir araştırmaya göre reddedilme yetişkin bireylerde uyuşturucudan, fakirlikten ve çete üyeliğinden daha büyük tehlike arz ediyor. Küçük reddedilmeler bile tabiri caizse insanların içindeki şeytanın ortaya çıkmasına sebep olabiliyor, özellikle ergenlik dönemlerinde. Reddedilmeler bazen öz-saygımızı sorgulamamıza hatta yitirmemize sebep olabilir. Özellikle kadın erkek ilişkilerinde reddedilen taraf kendinde hata bulmaya eğilimli hale gelir ve bu durum öz-güvenini ve öz-saygısını yitirmesine sebep olabilir. Böyle durumlarda kendimizi suçlarız, bir yerlerde hata yaptığımızı düşünürüz ve kendimizi değersiz hissedebiliriz halbuki cevap çoğu zaman daha basittir. Belki kusurlu olan karşı taraftır. Bu zamanlarda mantıklı karar veremediğimizi göz önünde bulundurmamız gerekir.

Reddedilmek Zekanızı Etkileyebilir

Yapılan araştırmalara göre reddedilen kişilerin IQ seviyelerinde düşüşler gözleniyor. Araştırmacılar katılımcıların önce normal durumda daha sonra da bir reddedilme tecrübelerini hatırlamalarını isteyip, iki durumda da IQ testi yapıyor. Sonuç, reddedilme tecrübesini hatırladıktan sonra katılımcıları IQ’larında düşüş gözleniyor. Cevap büyük ihtimalle limbik sistemin prefrontal korteksi baskılamasından kaynaklanıyor.

Kaynak: Emotional First Aid: Practical Strategies for Treating Failure, Rejection, Guilt, and Other Everyday Psychological Injuries / Guy Winch
Politik Psikoloji Günlüğü