SİBER KUVVETLER


Siber Kuvvetler; bağımsız bir iletişim platformu olarak bireylerin kendi görüşlerini özgürce ifade edebileceği, her türlü ayrımcılıktan, ötekileştirmeden, nefret söyleminden ve seçkincilikten uzak kamuoyu adına demokratik bir dijital ortamın varlığını hedeflemektedir.

Bugün, ne yazık ki Türkiye’de çoğu medya organının, bir şekilde gündelik siyaset kurumuna eklemlendiğini ve bu şekilde pozisyon aldığını görüyoruz. Gündelik siyasetle ilişkili herhangi bir politik grubun kategorik olarak reddine veya savunulmasına yönelik bir direnç söyleminden ziyade, ihtiyaç duyduğumuz yaklaşımın ‘anahtar anlatıları kırmak’ olduğunu düşünüyoruz. Günümüz toplumunda etkin olan en önemli anahtar anlatılar; “militarizm”, “şiddet” ve “faşizm” anlatılarıdır. Yani demokratik bir topluma meydan okuyan tehlikeli anlatılar. Bu anahtar anlatılardan en az bir tanesini yeniden üretmeyen bir ortamın imkansızlığını görüyor ve yarattığı bu boşluğun farkındayız. Toplumsal gerçekliğimizi üreten medyanın ihmal ettiği bu sorumluluğu ve yarattığı boşluğu, bağımsız bir iletişim platformu olarak Siber Kuvvetler ile doldurmaya adayız.

Siber Kuvvetler’de hiç kimse son sözü söylemez; nihai söz diye bir şey mevcut değildir. Michel Foucault’nun hatırlattığı gibi “söylenilen her söz, ardından gelecek diğer sözleri mümkün kılmak içindir ve sahibi tarafından söylenmesi gerekmez.” Siber Kuvvetler bu açıdan, yerel anlatıların sürece yayılan eylemselliğiyle şekil bulan demokratik bir ortamı mümkün kılıyor ve nefret dili kullanmamakla birlikte bireylerin düşüncesini ve inancını özgürce ifade edebileceği bir alan açıyor.

Siber Kuvvetler; sade bir iletişim deneyiminden öte, verili toplum dahilinde bizi ‘biz’ yapan tüm kültürel kodlardan çıkarak, farklı kapıları aralayabilen bir yaşam deneyimini mümkün kılmak için; yeni medyaya hakim olan popüler kültürün edilgenleştirdiği, Baudrillard’ın “sessiz yığınların gölgesinde toplumsalın sonu” şeklinde değerlendirdiği bir durumda, çok sesliliği harekete geçirip birbirimizle konuşarak aktif bir üretkenlik sağlamak için kendini var kılıyor.

Politik topluma eklemlenen her örgütün, henüz devlet olamamış bir iktidar olduğunun farkındayız. Herhangi bir iktidar pozisyonuna talip olmaktan ziyade, sivil toplumdan hareketle farklı bireyselliklerin sağladığı çok sesli bir üslubun etkin olacağı demokratik girişimleri önemsiyoruz. Politik toplumdan kasıt; direkt olarak “devlet aygıtı” olarak tanımlanabilirse de aslında, devlet yönetimi ile devlet yönetimine talip olan örgütlenmeler ve bu örgütlenmelerin oluşturduğu toplum kast edilmektedir. İktidara alternatif bir politik örgütlenmenin medya ortamındaki eylemselliğini sağlamak yerine “militarizm”, “şiddet” ve “faşizmin” anahtar anlatılarını, her türlü ayrımcılık ve nefret söyleminden kaçınan yerel anlatılarla karşılayan bağımsız bir iletişim platformu olarak, siber dünyada varlık göstermeye başlayan Türkiye’nin dijital devrimlerine katkıda bulunmayı hedefliyor.


sk@politikpsikolojigunlugu.com

17 Aralık 2017 ©