Sık duyduğumuz bir kavram: Psikolojik Harp

Psikolojik harp, psikolojik istihbarat ve olağanüstü durumlarda psikolojik harekat terimlerini sık sık duyarız. Fakat psikolojinin savaşlarda nasıl kullanıldığını ve psikolojik bir durumun nasıl stratejik bir veri haline gelerek uluslararası siyaseti etkilediğini pek bilmeyiz. Psikolojik istihbarat ve psikolojik harekat istihbaratı nedir bu sorulara cevap arayacağız. Ayrıca bu konu ile ilgili olarak psikolojik bir bilginin iki ülke arasındaki savaşı nasıl belirlediği ile ilgili oldukça çarpıcı bir örneği de beraberinde sizlere aktarıyoruz.

Öncelikle psikolojik istihbaratın ne olduğu ile ilgili bir tanım yapmamız gerekecek. Oğuz Kalelioğlu’na göre psikolojik harp istihbaratı, uzun bir çalışma ile özellikle hedef ülke hakkında yayınlanan bütün yayınları incelenerek elde edilen bir istihbarattır. Bu konuda yetişmiş elemanlar çeşitli kimliklerle o ülkeye gelirler ve yıllarca o ülke hakkında her alandaki hassasiyetleri tespit ederler. Psikolojik harp istihbaratının temel dokümanı “temel incelemedir”. Temel inceleme; Stratejik istihbarat konularının tümünden (siyasî, askerî, coğrafî, ulaştırma, ekonomik, ilmî ve teknik, sosyolojik, biyografik…) hassasiyetleri detaylı şekilde incelenmek üzere ihtiva eden bir dokümandır. Ekleri fotoğraf ve ses albümleridir. Yani hedef ülkenin sosyal yapısının detaylı fotoğraf ve film arşivleri günlük konuşmalar, müzik ve çeşitli sesleri arşivlenmiştir. Ülkemize turist olarak gelen bazı yabancıların bıkmadan hiç ilgisi olmayan kişi ve olayları yüzlerce ve binlerce film harcayarak çekmeleri ve itina ile ülkelerine götürmelerinin sebebi ülkemiz hakkında yaptıkları temel incelemenin fotoğraf ve ses albümünü tamamlama gayretlerinden başka bir şey değildir. Kamuoyunda yaygın bir görüş; “Bizim bazı orijinalliklerimiz ve tabii yanlarımız, yabancılara çok ilginç gelmektedir. Bu yüzden ilgileniyorlar ve çok resim çekiyorlar” şeklindedir.

Psikolojik harekat istihbaratı da; “Yürütülen psikolojik harbin içinde her hangi bir alandaki hassasiyetin tespiti, tasnifi, yorumlanması ve istihbarat haline getirilmesidir.” Psikolojik harekatta istihbarat, psikolojik harekat faaliyetinin kimliği, mevkii (konumu) , şartları, hassasiyetleri hakkında ihtiyaç duyulan bilgileri temin etmek için yapılır. Psikolojik harekat istihbaratının elde edilişi taktik istihbaratın elde edilişi gibidir. Psikolojik harekat istihbaratının temininde bir metot da propaganda analizi işlemidir. Propaganda analizinde muhasım (düşman) propagandası alınır ve analiz edilir. Belli formüle göre bu işlem yürütülür. 

Örneğin; 2. Dünya Savaşı’nın başlangıç yıllarında Alman Genelkurmay İstihbarat Başkanlığı Fransa’ya yapılacak harekatın başlama tarihi hakkında kesin bir karara varamaz. En az 1 yıllık bir planlama ve hazırlık öngörülür. 1941 yılında Fransa’ya taarruz planlanmaktadır. Ancak bu arada elde edilen psikolojik harekat istihbaratı harekatın 1 yıl öne alınmasını ve 1940 yılında Fransa’ya taarruz edilmesini ve Fransız Ordusunun en zayıf şekilde yakalanmasını sağlar.

O olay şudur; 2. Dünya Savaşı’ndan önce Almanya’dan Fransa’ya istihbarat ve psikolojik harekat istihbaratçısı olarak 15.000 kişi turist görüntüsü ile gelmiştir. Fransızlar turist artışına sevinmekte, alacakları dövizi düşünmektedirler. İstihbaratçılar Fransa’nın kritik arazilerini yol, köprü, menfez, boğaz, geçit ve elektrik santrallerini tespit edip fotoğraflarını çekerken, Psikolojik Harekat İstihbaratçıları da Fransa’nın her alandaki hassasiyetlerini tespit etmekteydiler. Bir uzman psikolojik harekat istihbaratçısı, Paris’te Eyfel Kulesi civarında Le Monde gazetesini okurken önünde duran taksiden bir Fransız generali iniyor ve ücret konusunda anlaşamadığı taksi şoförü ile münakaşa ediyor ve taksi şoförü generalin arkasından küfür ediyor. Bu olayı kayıt eden Alman psikolojik harekat uzmanı, mesajını Psikolojik Harekat İstihbarat Merkezine çekiyor. Alman Genelkurmay İstihbarat Başkanlığı ve Psikolojik Harekat Başkanlığı olağan üstü bir toplantı yapıyor. Değerlendirme şöyledir; “Bir ordu mensubu ve bir general normalde halkından saygı görür. Eğer taksi şoförü sokakta generalin arkasından küfrediyorsa halk ordusunu sevmiyordur ve ordunun morali bozuktur. Fransız ordusu toparlanmadan kendini halkına sevdirmesine zaman bırakmadan Fransa’ya taarruz edilmelidir!”

Gerçekten, Fransa Alman hududu boyunca uzanan ve 30 milyon Franka mal olan meşhur Majino hattını yapmış ve modern Fransız topçusunu beton ve çelik mevzilere yerleştirmişti. Ancak Fransız ordusunda sabah içtimasında bölük komutanının arkasından asker nanik yapıyor ve halk ordusunu sevmiyordu. Bu sevgisizlik, Alman psikolojik harekat ajanlarının da etkisiyle nefrete dönüştürülmüş, Fransız mühimmat fabrikalarındaki topçu mermilerinin sevk çapı, birkaç milimetre büyük imal edilmişti. Alman taarruzu başladığı zaman Majino hattındaki Fransız topçusunun mermileri namlulara girmiyor ve bazı Fransız subayları top başında tabancalarını şakaklarına dayayarak intihar ediyorlardı. Gerçekten Fransız halkı o dönemde ordusunu sevmiyordu ve ordu mensupları da bu durumu hissederek kendilerini sevmeyen bir halk için savaşa karşı isteksizlik gibi ciddi bir zafiyet içinde bulunuyordu.

Bu hassasiyeti bir olayla tespit eden Alman psikolojik harp teşkilatı, elde ettiği hassasiyet haberini doğru yorumlayarak psikolojik harekat istihbaratı haline getirmiş, elde ettiği psikolojik hareket istihbaratını yerinde ve zamanında kullanarak ve Fransız ordusunu, bu hassasiyetini gidermeden taarruz ederek 1 hafta içinde imhaya sürüklemiştir.

Politik Psikoloji Günlüğü